Kadınların spor ve sağlıklı yaşam alanındaki ihtiyaçlarına odaklanan bfit, 21 yıllık deneyimiyle yeni dönemde büyütmeye devam ediyor. Bugün 46 şubesi bulunan ve iki yeni şubesini daha açmaya hazırlanan marka, Türkiye’deki büyümesini sürdürürken rotasını Avrupa’ya da çeviriyor.
Markanın franchise girişimcisi olarak başlayan yolculuğunu bugün genel merkezin yönetiminde sürdüren bfit CEO’su Burcu Topal’la, kadın girişimciliğini destekleyen iş modelinden marka dönüşümüne, franchise sisteminden Avrupa hedeflerine kadar bfit’in gelecek vizyonunu konuştum
Burcu Hanım, bfit bugün çok sayıda kadın girişimciyi aynı çatı altında buluşturan bir marka. Sizi bfit’in başına geçiren ve bu markayı büyütmeye yönelten temel motivasyon neydi?
bfit ile yolculuğum bir franchise girişimcisi olarak başladı. Kendi şubemi işletirken iş modelini yakından tanıma ve kadınların hayatında yarattığı olumlu etkiyi gözlemleme fırsatım oldu. Genel merkezi devralma fırsatı karşıma çıktığında, bu değerli modelin devam etmesi ve gelişmesi gerektiğine inanarak sorumluluk almaya karar verdim.
Bugün en önemli hedeflerimden biri, bfit çatısı altında girişimcilerin, çalışanların ve üyelerin birbirinden güç aldığı bir kadın topluluğu oluşturmak. Çünkü bfit yalnızca spor yapılan bir marka değil, kadınların birlikte güçlendiği bir topluluk.
2023 yılında bfit’te yeni bir dönem başladı. Bu dönüşümle birlikte markada neleri değiştirdiniz, neleri korumayı özellikle tercih ettiniz?

bfit’i devraldığımda köklü bir geçmişi ve güçlü değerleri olan bir markaydı. Kadın odaklı yaklaşımımızı, kadın girişimciliğini ve istihdamını destekleyen iş modelimizi korurken markayı günümüzün ihtiyaçlarına hazırlamaya odaklandık.
Kurumsal kimliğimizi yeniledik, spor ve yaşam merkezi anlayışımızı geliştirdik. Eğitim, operasyon, dijitalleşme ve hizmet standartlarımızda önemli yenilikler yaptık. Amacımız, geçmişten gelen değerlerimizi koruyarak daha güçlü, çağdaş ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak.
bfit’in büyüme modelinde kadın girişimcilerin önemli bir yeri var. Sizce bir kadın girişimcinin bugün kendi işini kurarken en çok ihtiyaç duyduğu şey nedir?
Bence en çok ihtiyaç duyduğu şey cesaret. Her şeyden önce kendi gücüne ve yeteneklerine inanması gerekiyor. Çünkü çoğu zaman kendimizi tamamen hazır hissetmeyi bekliyoruz. Oysa girişimcilik büyük ölçüde yol boyunca öğrenmeyi ve gelişmeyi gerektiriyor.
Kendi kararlarımızı alabilmek ve sonuçlarının sorumluluğunu üstlenebilmek de çok önemli. Elbette cesaret tek başına yeterli değil; doğru bilgiye, finansal kaynaklara ve güvenilir bir destek mekanizmasına da ihtiyaç var. Ancak insan kendi hayatının sorumluluğunu üstlendikçe güçleniyor.
Bir bfit şubesi açmak isteyen girişimciyi nasıl bir süreç bekliyor? Yatırımcılarınıza sağladığınız destekler ve verdiğiniz eğitimler neler?
Franchise sürecini yalnızca marka kullanım hakkı vermek olarak görmüyoruz. Süreç karşılıklı tanışma ve değerlendirmeyle başlıyor. Adaylarımızın finansal yeterliliklerinin yanı sıra girişimcilik motivasyonlarına ve iş modelimize uyumlarına da önem veriyoruz.
Anlaşmanın ardından lokasyon, mimari planlama, ekipman, kurulum ve açılış hazırlıklarında rehberlik ediyoruz. Açılış öncesinde dört haftalık bir eğitim programımız var. İlk üç hafta işletme yönetimi, finans, satış-pazarlama, üye deneyimi ve operasyon; son hafta ise interval ve pilates branşlarında uygulamalı eğitim veriyoruz.
Desteğimiz açılışla sona ermiyor. Operasyon, eğitim, dijital altyapı ve pazarlama çalışmalarımızla girişimcilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.
Fitness sektöründe rekabet giderek artıyor. bfit’i diğer markalardan ayıran nedir?

En belirgin farkımız, kardiyo ve kuvvet egzersizlerini bir araya getiren 30 dakikalık interval antrenman sistemimiz. Kısa sürede verimli bir antrenman sunarken grup yapısıyla kadınların sosyalleşmesini ve birbirlerini motive etmelerini de sağlıyor.
Bunun yanında 21 yıllık deneyimimiz, eğitim altyapımız ve işletme sistemlerimiz var. Ancak bfit’i asıl farklılaştıran, kadınların spor yaparken kendilerini rahat hissettikleri ve birbirlerinden güç aldıkları bir topluluk oluşturma anlayışımız.
Bunları Okudunuz mu?
Bugün tüketicinin spor salonundan beklentisi de değişti. Kadınların fitness ve sağlıklı yaşam alanındaki ihtiyaçlarında son yıllarda ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?
Kadınlar artık yalnızca kilo vermek veya daha fit görünmek için değil; güçlü, sağlıklı ve enerjik hissetmek için de spor yapıyor. Özellikle sağlıklı yaş alma, kas kuvvetini koruma ve yaşam kalitesini artırma konularına ilgi artıyor.
Aynı zamanda zamanlarını verimli kullanabilecekleri programlar, nitelikli eğitmenler, hijyenik ve rahat ortamlar arıyorlar. Biz de interval antrenman sistemimizi korurken pilates ve farklı branşlarla hizmetlerimizi çeşitlendirdik. Amacımız, sporu kadınların yaşamlarının sürdürülebilir bir parçası haline getirmek.
Bir franchise markasının büyümesinde sadece şube sayısı değil, şubelerin sürdürülebilirliği de önemli. bfit yatırımcılarının uzun vadeli başarısını nasıl destekliyorsunuz?
Bizim için başarı yalnızca açılan şube sayısı değil, şubelerin kârlı ve sürdürülebilir olması. Bu nedenle girişimcilerimizle ilişkimiz açılışla bitmiyor.
Operasyon ekibimiz şubeleri düzenli takip ediyor; eğitim, dijital altyapı, pazarlama ve işletme standartlarıyla destekliyoruz. Aynı zamanda şubeler arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımını önemsiyoruz. Çünkü uzun vadeli başarı, hem markanın desteğini hem de girişimcinin işini sahiplenmesini gerektiriyor.
Türkiye’de kadın girişimciliği konusunda çok fazla konuşuluyor. Siz sahada bunun gerçekten karşılığını görüyor musunuz? Kadınların iş kurmasının önündeki en büyük engel sizce ne?
Kadın girişimciliğine yönelik ilginin arttığını görüyorum. Kendi işini kurmak ve ekonomik bağımsızlığını kazanmak isteyen çok sayıda kadın var. Ancak bu istek her zaman girişime dönüşemiyor.
Sahada en sık karşılaştığımız engeller finansmana erişim, aile ve yakın çevre desteğinin yetersizliği ve karar verme konusundaki tereddütler. Bu nedenle kadın girişimciliğini desteklemek için finansmana erişimin yanı sıra eğitim, rehberlik ve dayanışma ortamlarının da güçlendirilmesi gerekiyor.
bfit’in kadın istihdamı ve kadın girişimciliği tarafındaki etkisini nasıl ölçüyorsunuz? Sizin için başarı yalnızca finansal büyüme ile mi ifade ediliyor?
Benim için başarı yalnızca finansal büyümeyle ifade edilmiyor. bfit’in sosyal etkisini kadın girişimciliği, kadın istihdamı ve kadınların iyi oluşuna sağladığımız katkı üzerinden değerlendiriyorum.
Şubelerimiz aracılığıyla kadınlar kendi işletmelerini kuruyor, istihdam yaratıyor ve ekonomik hayata katılıyor. Bunun yanında çalışanlarımızın gelişimini ve üyelerimizin düzenli spor alışkanlığı kazanmasını önemsiyoruz.
Önümüzdeki dönemde bu sosyal etkiyi daha sistematik ve somut göstergelerle ölçmek de hedeflerimiz arasında. Çünkü gerçek başarı, büyürken ne kadar değer yarattığımızla da ilgili.
Türkiye’de franchise sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Önümüzdeki dönemde yatırımcıların bir markadan beklentileri sizce nasıl değişecek?
Franchise sektörünün Türkiye’de gelişmeye devam edeceğini düşünüyorum. Ancak yatırımcılar artık yalnızca marka bilinirliğine değil; yatırımın büyüklüğüne, geri dönüş süresine, işletme giderlerine, kârlılığa ve markanın sunduğu desteğe de bakıyor.
Biz bfit’te yatırımın erişilebilir olmasını önemsiyoruz. Franchise modelinde başarı karşılıklı sorumluluk gerektiriyor. Marka güçlü bir sistem ve destek sunmalı, girişimci de işini sahiplenmeli ve doğru yönetmeli. Önümüzdeki dönemde güven, şeffaflık ve sürdürülebilirlik çok daha belirleyici olacak.
bfit’in yurt dışına açılma hedefi bulunuyor. Öncelikli olarak hangi pazarlara açılmak istiyorsunuz ve bu pazarları seçerken hangi kriterleri dikkate alıyorsunuz?
bfit’i uluslararası bir marka haline getirmek uzun vadeli hedeflerimiz arasında. İlk etapta Avrupa’ya odaklanıyoruz ve Almanya öncelikli pazarlarımızdan biri.
Almanya’yı değerlendirirken spor ve sağlıklı yaşam kültürünü, kadınların ihtiyaçlarını, girişimcilik potansiyelini, rekabeti ve yasal gereklilikleri dikkate alıyoruz. Özellikle Almanya’da doğup büyümüş ve iki kültürü de tanıyan Türk girişimcilerin önemli iş ortakları olabileceğini düşünüyoruz.
Ancak hedefimiz yalnızca Türk kadınlarına ulaşmak değil; bfit’i Almanya’da farklı kültürlerden kadınların tercih ettiği, yerel pazarda benimsenen bir marka haline getirmek.
Bunları Okudunuz mu?
Türkiye’de başarılı olan bir franchise modelini Avrupa’ya taşımak sizce hangi noktalarda farklı bir hazırlık gerektiriyor?
Türkiye’de başarılı olan bir iş modelinin başka bir ülkede aynı şekilde başarılı olacağını varsaymamak gerekiyor. Her pazarın tüketici alışkanlıkları, rekabet koşulları, maliyetleri ve yasal düzenlemeleri farklı.
Bizim için önemli olan, bfit’in değerlerini ve hizmet kalitesini korurken yerel ihtiyaçlara uyum sağlayabilmek. Bu nedenle Avrupa’ya açılırken eğitim ve operasyon standartlarımızı da yerel koşullara uygun şekilde yapılandırmayı planlıyoruz.
Özellikle Almanya gibi Türk girişimcilerin yoğun olduğu Avrupa pazarlarında bfit için nasıl bir potansiyel görüyorsunuz?
Almanya’da bfit için önemli bir potansiyel görüyorum. Özellikle kardiyo ve kuvvet çalışmalarını bir araya getiren 30 dakikalık interval antrenman modelimizin, zamanını verimli kullanmak isteyen kadınlar için güçlü bir alternatif olabileceğini düşünüyorum.
Pilates alanında da fırsatlar var. Türkiye’nin bu alandaki ekipman ve eğitim birikiminden yararlanabiliriz. Almanya’da yerel kültürü ve iş yapış biçimini bilen girişimcilerle güçlü ortaklıklar kurarak, farklı kültürlerden kadınlara ulaşan bir marka olmayı hedefliyoruz.
Avrupa’da bfit markasını büyütürken franchise yatırımcısında nasıl bir profil arayacaksınız?
Yalnızca finansal güce sahip olmak yeterli değil. Markamızın değerlerini benimseyen, işini sahiplenen ve uzun vadeli düşünen girişimcilerle çalışmak istiyoruz.
Avrupa’da ayrıca bulunduğu ülkenin dilini, kültürünü, tüketici beklentilerini ve iş yapış biçimini bilmek önemli. İletişimi güçlü, öğrenmeye açık, ekip yönetebilen ve yerel pazarı tanıyan girişimcilerle uzun vadeli iş ortaklıkları kurmayı hedefliyoruz.
Avrupa’da bfit açma potansiyeli olan ve bu konuda karar aşamasında olan girişimci adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Öncelikle bfit’in iş modelini ve bulunduğunuz pazarı iyi tanıyın. Bölgedeki kadınların spor alışkanlıklarını, rekabet koşullarını ve doğru lokasyon alternatiflerini araştırın.
Yalnızca başlangıç maliyetini değil, işletme giderlerini, ihtiyaç duyacağınız sermayeyi ve yatırımın geri dönüş süresini de hesaba katarak gerçekçi bir finansal plan hazırlayın.
Mümkünse mevcut bfit şubelerini ziyaret edin ve girişimcilerimizin deneyimlerinden yararlanın. Franchise sistemi size eğitim ve destek sunar; ancak başarı için markanın değerleriyle uyumlu olmak, işi sahiplenmek ve gelişime açık olmak gerekiyor.
Önümüzdeki yıllarda bfit’i nerede görmek istiyorsunuz?
bfit’i hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımak istiyorum. Türkiye’de yeni şubeler açarken mevcut şubelerimizin kârlılığını, hizmet kalitesini ve sürdürülebilirliğini de güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Yenilenen spor ve yaşam merkezi konseptimizi geliştirirken eğitim, dijitalleşme ve operasyonel sistemlerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Uluslararası alanda ise öncelikle Almanya olmak üzere Avrupa’da ilk adımlarımızı atmak istiyoruz.
Yeni şube sayısından bağımsız olarak, “bfit şu noktaya ulaştığında gerçekten büyük bir başarı elde etmiş olacağız” dediğiniz hedef nedir?
bfit’in vizyonu, kadınların potansiyellerini özgürce ortaya koyabildikleri eşitlikçi ve ilham verici bir dünyaya katkı sağlamak.
Kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyerek, girişimcilik ve istihdam fırsatları yaratarak bu dönüşümün bir parçası olmaya çalışıyoruz. Benim için gerçek başarı, bfit’in kadınların hayatında yarattığı bu etkinin kalıcı hale gelmesi.
Ve son olarak; Burcu Topal olarak bundan sonraki dönemde gerçekleştirmek istediğiniz en büyük proje veya hedef nedir?
bfit’in girişimcilik, istihdam, spor ve sağlıklı yaşam alanlarında kadınlara sunduğu faydayı hem Türkiye’de hem de dünyada büyütmek istiyorum. Bu amaçla kadın odaklı STK’larla iş birlikleri ve projeler geliştiriyoruz.
Bunun yanında kişilere bağımlı olmayan, güçlü ekipleri ve işleyen sistemleriyle sürdürülebilir bir organizasyon oluşturmak en önemli hedeflerimden biri. bfit’in gelecekte de kendi ayakları üzerinde duran ve kadınlara değer üretmeye devam eden bir marka olmasını istiyorum.



Aslı Gümüşel: İlk Şişeyi Görünürlük, İkinciyi Ürün Sattırır
“Franchise, Türk Markaları İçin Almanya’da Kalıcı Büyümenin En Güçlü Modelidir”
Dilek Çakır: Başarıyı Sağlayan Temel Faktör Daima Cesaret Oluyor
“Yanlış Lokasyon En İyi Markayı Bile Aşağı Çeker”


