Küresel pazarlarda kalıcı izler bırakmak, yalnızca büyük bütçelere sahip olmakla değil; doğru sistemleri kurmak ve teknolojiyi zamanından önce yakalamakla mümkündür.
On Business Group olarak uluslararası arenada attığımız her adımda, geleceği bugünden şekillendiren vizyoner isimlerle bir araya gelmeye özen gösteriyoruz. Bu kapsamda, Almanya’daki köklerinden Dubai’deki dijital devrime uzanan yolculuğuyla dikkat çeken, çok satan yazar ve seri girişimci Ferhat Kaçmaz’ı konuk ettik.
Veri madenciliği altyapılarından KOBİ’ler için geliştirilen yapay zekâ çalışanlarına, kriz anındaki liderlik reflekslerinden küresel ölçeklenmenin sırlarına kadar iş dünyasının geleceğini yakından ilgilendiren ilham verici bir sohbet gerçekleştirdik.
Sözü daha fazla uzatmadan, bu stratejik ve ufuk açıcı röportajımızla baş başa bırakıyoruz.
Ferhat Kaçmaz kimdir? Okuyucularımıza kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
Alman kökenli, Almanya’nın Bielefeld şehrinde büyümüş ve son 14 yıldır Dubai’de yaşayan bir girişimciyim. İlk restoranımı 19 yaşında açtım ve o günden bu yana sürekli yeni işler kurup büyütüyorum. 2012 yılında Ortadoğu’ya ilk kez EMS antrenman konseptini getirmek üzere Dubai’ye taşındım. Bugün MiningFarmDubai çatısı altında dijital altyapı operasyonları yürütüyor, HUNDREDHANDS ile de küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için yapay zekâ çalışanları geliştiriyorum.
Aynı zamanda Almanya’da SPIEGEL çok satanlar listesine girmiş bir yazarım. Mart 2027’de yayımlanması planlanan yeni kitabım “Werde Gewinner der KI-Revolution” (“Yapay Zekâ Devriminin Kazananı Olun”) üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Yaptığım her şeyin arkasındaki temel itici güç ise tek bir odak sorusudur: İnsanlara gerçek özgürlük sağlayan yapılar nasıl inşa edilir?
Yayıncılık, kripto altyapısı ve yapay zekâya uzanan bir yolculuğunuz var. Bu hikâyeyi nasıl özetlersiniz?

Yolculuğum yazarlıkla başlamadı; Bielefeld’deki gastronomi sektörüyle başladı. O dönemde, henüz “hayalet mutfak” (ghost kitchen) veya teslimat merkezleri küresel bir trend haline gelmeden çok önce, tek bir merkezi mutfaktan altı farklı restoranı besliyordum. Ardından etkinlik yönetimi, Dubai’deki EMS fitness konsepti ve fitness ile blokzincir teknolojisini birleştirdiğimiz FitBurn geldi. Bu süreç bizi MiningFarmDubai ile Bitcoin madenciliğine, bugün de HUNDREDHANDS ile yapay zekâ çözümlerine taşıdı.
İşiniz sizi zengin yapabilir, ama sizi yalnızca kurduğunuz yapı özgür kılar.
Kariyerim boyunca değişmeyen ortak payda hep şu oldu: Yeni gelişen teknolojileri pazara erkenden sunmak, onları günlük yaşam için pratik ve erişilebilir kılmak. Kitaplarım da bu yolculuğun bir sonucu olarak doğdu; çünkü para, zihniyet ve özgürlük konusunda öğrendiklerimi aktarmak istedim. Şimdi ise tamamen yapay zekâya odaklandığım yeni kitabımı yazıyorum.
İnşa ettiğiniz veri merkezi ve bilgi işlem altyapısı yapay zekâ projelerinizi nasıl destekliyor?

MiningFarmDubai bünyesindeki veri merkezimiz doğrudan yapay zekâ projeleri için bilgi işlem gücü sağlamıyor; tamamen kripto para madenciliği için özel olarak tasarlandı. Yapay zekâ ile olan bağı ise başka bir yerde: Operasyonel uzmanlıkta.
Bunları Okudunuz mu?
MiningFarmDubai’de yapay zekâyı sadece tesisi izlemek ve olası arızaları gerçekleşmeden önce tespit etmek için değil, tüm operasyonlarımızda aktif olarak kullanıyoruz. Haftanın 7 günü, 24 saat kesintisiz çalışması gereken bir donanımı yönetmek, kritik sistemlerin sürdürülebilirliğini ve yüksek stabilitesini günün her saati nasıl koruyacağımızı bize öğretti. İşte bu uzmanlığı doğrudan HUNDREDHANDS’e aktardık: Yapay zekâ çalışanlarımız müşterinin kendi ofisindeki özel donanımlar üzerinde çalışıyor; biz ise tıpkı madencilik tesislerimizde olduğu gibi bu altyapıyı merkezden izliyor ve bakımını üstleniyoruz.
HUNDREDHANDS’in “Yapay Zekâ Çalışanları” KOBİ’lere ne tür avantajlar sunuyor?
Bugün neredeyse her işletme sahibi yapay zekı̇dan faydalanması gerektiğini biliyor, ancak çoğunun nereden başlayacağı konusunda hiçbir fikri yok. Biz bu pürüzü tamamen ortadan kaldırıyoruz.
Bir KOBİ’de yapay zekâ çalışanı, tıpkı iş telefonu veya web sitesi kadar elzem hale gelecek.
Her işletme, kendi ofisinde yer alan kompakt bir sunucu üzerinde barındırılan ve sadece WhatsApp sesli mesajlarıyla kolayca yönetilebilen kendi yapay zekâ çalışanına sahip oluyor. Bu yapay zekâ çalışanı e-postalar ve teklifler yazıyor, raporlar hazırlıyor, web siteleri kuruyor, videolar üretiyor ve haftada 168 saat, yani 7/24 kesintisiz çalışıyor. Tüm kurulumu biz üstleniyor, altyapıyı izliyor ve sorunsuz çalışmasını sağlıyoruz. İşletme sahibinin karmaşık yazılımlar öğrenmesine gerek kalmıyor; yalnızca yönetip yönlendiriyor. Amacım, bir KOBİ’de yapay zekâ çalışanının da tıpkı bir iş telefonu veya web sitesi kadar standart ve elzem bir unsur haline gelmesidir.
Çok satan kitabınızdan yola çıkarsak, şirketini büyütmek isteyen bir CEO’ya vereceğiniz en önemli tavsiye ne olurdu?
Ciro, servet değildir. Kâr da özgürlük değildir.
Birçok CEO cirosunu büyütürken eşzamanlı olarak kendi iş yükünü de büyütür. Gerçek ölçeklenme (scaling), siz olmadan da sorunsuz işleyen sistemler ve yapılar kurmak demektir: Net süreçler, doğru yetenekler, yapay zekâ çalışanları ve kurduğunuz değeri koruyan bir sahiplik yapısı. Kitabım “Vermögen ist kein Zufall” (“Servet Tesadüf Değildir”) içinde de yazdığım gibi: İşiniz sizi zengin yapabilir, ama sizi yalnızca kurduğunuz yapı özgür kılar.
Dört haftalığına işin başından ayrılsam şirketim tıkır tıkır işler mi? Yanıtınız ‘hayır’ ise büyüyorsunuzdur ama ölçeklenmiyorsunuzdur.
Mart 2027’de çıkacak olan yeni kitabım “Werde Gewinner der KI-Revolution”’da, girişimcilerin en iyi bildikleri alana odaklanırken daha fazlasını başarmak için yapay zekı̇dan nasıl yararlanabileceklerini göstererek bu düşünceyi bir adım öteye taşıyorum. Kendinize şu basit soruyu sorun: Dört haftalığına işin başından ayrılsam, şirketim tıkır tıkır işlemeye devam eder mi? Yanıtınız “hayır” ise büyüyorsunuz demektir ama ölçeklenmiyorsunuzdur.
Bunları Okudunuz mu?
Bir lider kriz ve belirsizlik dönemlerinde nasıl bir zihniyete sahip olmalıdır?
Soğukkanlılık ve mutlak sorumluluk üstlenme zihniyeti.
EMS antrenman konseptini Dubai’ye ilk getirdiğimde, lisanslama sürecimiz sekiz ay gecikti. Sermayemiz tükendi ve iş ortaklarım Almanya’ya geri döndü. Hayatımın en zor dönemlerinden biriydi ve insanların çoğu bu noktada vazgeçerdi. Ben devam ettim.
Kriz bir son değildir; aksine bir dayanıklılık testidir.
O dönemde krizin bir son olmadığını, aksine bir dayanıklılık testi olduğunu öğrendim. Liderler korkularına odaklanamaz; gerçeklere ve atılacak bir sonraki somut adıma odaklanmalıdır. Sonuçta başardık: Fit in Time, Fitness First’in özel EMS ortağı oldu ve Körfez bölgesinde 30’dan fazla lokasyona ulaştı. Bir ekip, liderinin sakin kalıp kalmadığını anında hisseder ve o soğukkanlılık herkese güven aşılar.
Hem Almanya hem de Dubai deneyimlerinizden yola çıkarak, küresel büyümeyi hedefleyen Türk girişimcilere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?
- Birincisi: Fikrinizi, yeni pazarlara sunun.
- İkincisi: Büyümeye çalışmadan önce güven inşa edin. Özellikle Dubai gibi yerlerde iş ilişkiler üzerine kuruludur ve verdiğiniz söz bağlayıcı olmalıdır.
- Üçüncüsü: İlk günden itibaren temiz bir operasyonel yapı kurun (şirket kurulumu, bankacılık, sözleşmeler ve lisanslar) ve bu süreçler için başlangıçta tahmin ettiğinizden daha fazla zaman ayırın.
- Dördüncüsü: Çifte kimliğinizi bir güç olarak kullanın. Yurtdışında faaliyet gösteren Türk girişimciler birden fazla kültürü ve dili anlar; bu da güçlü bir rekabet avantajıdır.
- Beşincisi: İlk günden itibaren küresel düşünün. Yapay zekâ sayesinde küçük bir ekip bile daha en başından itibaren uluslararası pazarlara hizmet verebilir.
Önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zekâdan en büyük dönüşümü hangi sektörler yaşayacak?
En derin değişim büyük bütçelere ve hazır IT departmanlarına sahip dev bütçeli şirketlerde yaşanmayacak. Asıl dönüşüm KOBİ’ler ve daha küçük ölçekli işletmelerde gerçekleşecek.
Beş yıl içinde hemen her şirket temel işlevlerde dijital çalışanlar görevlendirecek: İdari işler, müşteri iletişimi, teklif hazırlama, ön muhasebe ve pazarlama operasyonları… Yapay zekâ kullanan şirketler ile bunu göz ardı edenler arasındaki rekabet makası kapanamaz hale gelecek. Aynı zamanda yöneticinin rolü de evrilecek: Geleceğin liderleri insan ekipleri ile yapay zekâ varlıklarını yan yana yönetecek. Eskiden tüm departmanların yürüttüğü görevleri artık küçük ve çevik ekipler tamamlayabilecek. Yeni kitabımın ana odağını da işte bu dönüşüm oluşturuyor.
Bir yandan girişimlerinizi yönetirken, kitap yazıp küresel operasyonları yürütürken günlük programınızı nasıl planlıyorsunuz?

Günlük rutinime son derece sadığımdır; bu disiplin benim en temel gücüm. Çok erken uyanırım ve fiziksel formda kalmak sabahlarımın pazarlık edilemez bir parçasıdır.
Geleceğin liderleri, insan ekipleri ile yapay zekâ varlıklarını yan yana yönetecek
Neredeyse diğer tüm işler yapay zekâ çalışanlarım aracılığıyla yürütülüyor: Bir sesli mesaj kaydediyorum ve ben uyurken bile e-postaların işlenmesi, belgelerin taslak haline getirilmesi veya analizlerin yapılması gibi işler tamamlanıyor. Bu sayede günümü taktiksel görevlerden ziyade stratejik kararlar etrafında yapılandırabiliyorum. Kişisel zamanımı ise yalnızca doğrudan varlığımı gerektiren yüksek değerli faaliyetlere ayırıyorum: İlişki kurma, stratejik ortaklıklar, vizyon belirleme ve yazarlık.
Bir sonraki röportajımız için kimi önerebilirsiniz?
Ne yazık ki şu an yakın çevremden tam bir güvenle önerebileceğim bir aday aklıma gelmiyor. Doğru kişiyle iletişim kurar kurmaz detaylarını memnuniyetle sizinle paylaşıyor olacağım.



“Türkiye Sadece Marka Değil, Bilgi ve Düşünce de İhraç Etmeli”
“Desteklerimiz E-İhracatta Maliyet Baskısını Azaltıyor”
Aslı Gümüşel: İlk Şişeyi Görünürlük, İkinciyi Ürün Sattırır
“Dijital Dünya Artık Algının Elinde”


